Hikayemiz
İki kız kardeş, bir zeytin ağacı
Olea, adını Akdeniz'in en sabırlı ağacından alır: Olea europaea, yani zeytin. Bir zeytin ağacı acele etmez. Kök salması yıllar, olgunlaşması kuşaklar sürer. Biz de takıyı böyle düşünüyoruz: aceleye gelmeyen, zamanla anlam kazanan, kuşaktan kuşağa taşınan parçalar.
Her şey 2021 yazında, Urla'daki aile evinin mutfak masasında başladı. Zeynep yıllardır kuyumculuk atölyelerinde kalıp ve mıhlama öğreniyordu; İdil ise grafik tasarımcıydı ve çizdiği formları bir türlü vitrinlerde bulamıyordu. Anneannemizin çeyiz sandığından çıkan, yaprak motifli eski bir broş ikimizi de aynı anda durdurdu. O broşun sadeliğini bugünün gündelik hayatına taşımak istedik.
İlk koleksiyonumuzu on iki parçayla çıkardık; hepsi bahçedeki zeytin ağacının dallarından, yapraklarından ve gövdesindeki kıvrımlardan izler taşıyordu. Bugün ürün ailemiz büyüdü ama çalışma şeklimiz değişmedi: her parça İzmir'deki atölyemizde, 925 ayar gümüş üzerine tek tek elde işleniyor, kaplaması Türkiye'de yapılıyor ve kutusuna girmeden önce iki kez kalite kontrolünden geçiyor.
Ambalajda plastik kullanmıyoruz. Kutularımız geri dönüştürülmüş kağıttan, cilalarımız nikel içermiyor. Bir Olea parçası size ulaştığında, arkasında kimin emeği olduğunu bilmenizi istiyoruz; çünkü biz hâlâ her siparişin notunu elle yazıyoruz.
Zeynep & İdil Sarıoğlu, Kurucular
Nasıl çalışıyoruz?
El işçiliği
Her parça İzmir'deki atölyemizde tek tek şekillenir, seri üretim yapmayız.
925 ayar gümüş
Tüm ürünlerimiz sertifikalı 925 ayar gümüş üzerine üretilir, kaplamalar Türkiye'de yapılır.
Cilt dostu
Nikel içermeyen cilalar kullanırız; hassas ciltler için güvenlidir.
Özenli ambalaj
Kutularımız geri dönüştürülmüş kağıttan üretilir, plastik kullanmayız.